Alsace-Lorraine ve Colmar Gezi Notları
Alsace–Lorraine, Fransa’nın doğusunda, Ren Nehri boyunca uzanan ve tarih boyunca hem Fransız hem Alman kültürünün etkisinde kalmış bir bölge. Renkli yarı ahşap evleri, masalsı köyleri ve korunmuş mimarisiyle ünlü olan Alsace, aynı zamanda Avrupa’nın en önemli şarap rotalarından birine ev sahipliği yapmasıyla da biliniyor. Alsace, Şarap Yolu Rotası (Route des Vins d’Alsace), Marlenheim’dan Mulhouse’a kadar 170 km’lik bir yolu kapısyor ve güzergah üzerinde 70’in üzerinde kasaba bulunuyor. Yol boyunca bölgeye özgü Riesling, Gewürztraminer, Pinot Gris gibi aromatik şarapların üretildiği sayısız aile işletmesi ve şarap evi yer alıyor. Bağların arasından geçen bu yol, hem manzarası hem de şarap kültürü ile oldukça keyifli bir deneyim sunuyor.

Bölgeye sadece bireysel ziyaretler değil, şarap tadımı odaklı rehberli turlar da düzenleniyor. Bu turlar genellikle: Bağlarda rehber eşliğinde yürüyüş, şarap üretim sürecinin anlatıldığı ziyaretler, farklı şarapların tadımı, yiyecek–şarap eşleşmesi atölyeleri, birkaç kasabayı kapsayan yarım veya tam günlük programlar şeklinde ilerliyor. Özellikle sonbahar zamanı hasat dönemine denk geldiği için turların en keyifli zamanı.
Şarap kültürü kadar, bölgenin Noel dönemi de büyük ilgi görüyor. Kasım sonundan itibaren neredeyse tüm Alsace köyleri ışıklarla ve rengârenk süslemelerle donatılıyor. Her köy kendi Noel pazarını kuruyor, sıcak şarap kokuları sokaklara yayılıyor ve tüm bölge baştan sona adeta bir yılbaşı masalına dönüşüyor. Bölgenin başkenti ise Strasbourg, aynı zamanda Noel’in başkenti (La capital del Noel) olarak da biliniyor. Şehir hakkında daha fazla bilgi için Strasbourg Gezi Rehberi’ne göz atabilirsiniz.
Ve tabiki Alsace’ın en çok bilinen, şirin mi şirin kasabası ise Colmar! Noel zamanının şüphesiz Avrupa’daki en popüler duraklarından birisi. Ortaçağdan kalma evleri, sokaklara yayılan sıcak şarap kokuları ve bağ rotasının tam merkezindeki konumuyla gerçekten eşsiz bir destinasyon.

Ne Zaman Gidilir, Ne Kadar Kalınır ?
Colmar kendine has güzellikleri olan bir ortaçağ kasabası ve aynı zamanda Alsace bağ yollarının olduğu bölgede yer alması nedeniyle yılın her dönemi turistik bir yer. Ancak en popüler zamanı tabiki de yılbaşı arifesinin olduğu zamanlar. Burası yılbaşı süsleriyle dünyada ün salmış bir yer ve Avrupa’nın en popüler Noel pazarlarından. Yılın bu döneminde rengarenk ışıklarla ve süslenmiş evler, sıcak şarap kokuları arasında kendinizi adeta bir masal diyarında gibi hissediyorsunuz. Nereye bakacağınızı şaşırıyorsunuz. Bununla birlikte, bu dönem oldukça kalabalık olduğu için seyahatinizi erkenden planlamanızı ve mümkünse pazarların yeni kurulduğu zamanları (kasım sonu–aralığın ilk haftası gibi) tercih etmenizi öneririm.
Colmar küçük bir kasaba olması sebebiyle 1 günde rahatlıkla gezilebilir ancak gelmişken Alsace–Lorraine bölgesindeki diğer kasabaları da keşfetmek isterseniz en az 3 gün konaklamanızı öneririm.

Colmar’a Ulaşım
Colmar’a direkt olarak bir uçuş bulunmuyor. En pratik yol, Basel Havalimanı’na uçup buradan karayoluyla Colmar’a geçmek. Basel Havalimanı’ndan Colmar’a ulaşmak için araç kiralayabilir ya da tren seçeneğini kullanabilirsiniz.
Trenle gitmek isterseniz, önce havalimanından 11 numaralı otobüsle bir durak mesafedeki Saint-Louis Garı’na geçmeniz gerekiyor. Ardından gardan TER Alsace trenine binerek Mulhouse üzerinden Colmar’a ulaşabilirsiniz. Tren, Mulhouse–Colmar–Strasbourg hattında ilerliyor ve Colmar’a yolculuk yaklaşık 35–40 dakika sürüyor.

Basel Havalimanı (EuroAirport) aslında ilginç bir konumda bulunuyor. İsmi “Basel” olsa da Fransa sınırında yer alıyor ve üç ülkeye birden açılan kapılara sahip: Fransa–Mulhouse, Almanya–Freiburg ve İsviçre–Basel. Yani tek bir havalimanına inip üç farklı ülkeye geçiş yapabilmeniz mümkün.

Colmar’da Konaklama
Colmar küçük bir kasaba olduğu için konaklama seçenekleri sınırlı ve özellikle Noel döneminde oteller çok hızlı doluyor. Bu nedenle rezervasyonunuzu mümkün olduğunca erken yapmanız kesinlikle avantajlı olur. Ayrıca bölgedeki binalar oldukça eski olduğundan, bazı yerlerde ısıtma sistemleri sorun yaratabiliyor. Bu yüzden otel ya da kiralık ev seçerken ısıtma konusuna dikkat etmenizi tavsiye ederim.
Biz Le Petit Venice bölgesindeki Le Colombier Hotel’de konakladık. İlk gün ısıtma biraz problemliydi ve kahvaltı çok güçlü sayılmazdı; ancak otelin konumundan oldukça memnun kaldık. Alternatif olarak şehir merkezinin biraz dışında yer alan, genellikle daha uygun fiyatlı ve daha konforlu odalar sunan Mercure Colmar Centre Unterlinden Hotel’i de değerlendirebilirsiniz.

Colmar’da Gezilecek Yerler
Colmar küçük ve yürümeye çok uygun bir kasaba. Burayı keşfetmenin en keyifli yolu, sokaklarında plansızca dolaşmak, hoşunuza giden ara sokaklara dalıp fotoğraf çekerek ilerlemek. Yine de gezinizi daha rahat planlayabilmeniz için öne çıkan bazı sokak ve noktaları aşağıda toparladım.

Le Petit Venice, Colmar’ın ortasından geçen ünlü kanal ve kasabanın en fotojenik bölgesi. Gezinize buradan başlayıp merkez yönüne doğru ilerlemek güzel bir rota oluşturuyor.

Marché Couvert, nehrin kıyısında yer alan küçük ama keyifli bir kapalı pazar. Yerel peynirler, kuru etler, taze ürünler ve Alsace şarapları bulabileceğiniz, kısa bir mola için ideal bir durak.

Grand Rue, kasabanın en bilinen caddelerinden biri. Grand Rue ile Rue Merciers’in kesiştiği noktada Colmar’ın en ikonik karelerinden birini yakalayabilirsiniz. Caddenin devamında ise bölgenin sembolü hâline gelmiş pembe renkli Maison Au Pèlerin bulunuyor.

Collégiale Saint-Martin de Colmar çevresi de mutlaka görülmesi gereken noktalardan. Bu alanın hemen yakınındaki Église des Dominicains ise hem mimarisi hem de konumuyla kasabada yön bulmak için iyi bir nirengi noktası.

Kasabanın biraz dışına doğru çıktığınızda küçük bir Özgürlük Heykeli‘ni görebilirsiniz. Heykelin burada olmasının sebebi, Özgürlük Heykeli’nin tasarımcısı Frédéric Auguste Bartholdi’nin Colmar doğumlu olması.
Bir küçük not: Kasabanın arka taraflarında, birçok ithal markayı bulabileceğiniz çok şirin bir alışveriş caddesi var. Biz gezinin son günü tesadüfen keşfettik ama özellikle kışlık mont veya bot arıyorsanız gezi programınıza bu alanı da eklemenizi öneririm.
Yeme-İçme
Gelelim yemeklere. Alsace–Lorraine mutfağı Fransız zarafetinin Alman mutfağının doyuruculuğuyla birleştiği, oldukça karakteristik bir mutfak. Menüler ilk bakışta biraz karışık görünebilir ancak bizim damak tadımıza uygun pek çok seçenek bulmak mümkün. Bölgedeki restoranlarda etli yemekler yaygın. Alman mutfağı kadar yoğun domuz eti kullanılmasa de bazı yemeklerin içinde az miktarda domuz eti olabiliyor. Bunun dışında geleneksel tatlar genel olarak lezzetli ve doyurucu.
Bölge şarapları ise başlı başına bir konu. Alsace zaten bir beyaz şarap cenneti. Riesling, Gewürztraminer, Pinot Gris gibi üzüm çeşitleriyle ünlü. Bu nedenle küçük marketlere uğrayıp yerel peynir–şarap alışverişi yapmak hem ekonomik hem de keyifli bir deneyim oluyor. Özellikle Munster peyniri bölgenin gururu; kokusu biraz yoğun ama şarapla birlikte harika gidiyor.
Alsace mutfağının öne çıkan birkaç yemeğinden de bahsedelim:
Flammekueche (Tarte Flambée): Bölgenin en bilinen lezzeti. İncecik hamurun üzerinde krema, soğan ve genellikle bacon kullanılıyor. Pizza gibi görünse de ondan çok daha hafif ve çıtır. Noel pazarlarında veya restoranlarda mutlaka denenmeli.

Choucroute Garnie: Lahana turşusu (sauerkraut) üzerine farklı etler ve sosislerle hazırlanan doyurucu bir tabak. Domuz eti ağırlıklı olduğu için et tercihinize göre sorarak sipariş etmek iyi olur.
Baeckeoffe: Beyaz şarap ve baharatlarla marine edilmiş etlerin, sebzelerle birlikte uzun süre pişirildiği geleneksel bir güveç. Soğuk havalarda nefis gidiyor.
Bretzel: Alsace’ın sokak lezzeti. Noel pazarlarında sıcak sıcak bulabilirsiniz.
Kougelhopf: İçi kuru üzüm ve bademle yapılan, şekliyle bile Alsace’ın sembolü olan bir kek. Kahveyle çok yakışıyor.
Tüm bu lezzetlerin yanında, kasabadaki Noel pazarlarında sıcak şarap (vin chaud) içmek de ayrı bir ritüel. Hem elinizi ısıtıyor hem de sokakların atmosferine çok uyuyor.

Colmar Çevresinde Gezilecek Kasabalar
Alsace bölgesinde Colmar’ın yanı sıra gezebileceğiniz pek çok güzel kasaba bulunuyor. Ulaşım için araba kiralayabilir ya da Noel döneminde özel olarak hizmet veren Christmas Shuttle’ları kullanabilirsiniz. Shuttle’ların birkaç farklı güzergâhı var ve gün içinde seçtiğiniz hat üzerindeki duraklarda sınırsız in–bin yapabiliyorsunuz; özellikle yoğun sezonda oldukça pratik bir seçenek. Shuttle güzergâhlarına ve fiyatlarına buradan göz atabilirsiniz.
Kaysersberg: Alsace’ın en romantik köylerinden biri. Taş köprüleri, çiçekli evleri ve tepelerde yükselen kalesiyle tam bir kartpostal güzelliğinde. Şarap tadımı için küçük ama çok keyifli mahzenler bulabilirsiniz.

Riquewihr: Ortaçağ dokusunu neredeyse hiç kaybetmemiş, yokuş yukarı ilerleyen masalsı bir köy. Özellikle Riesling sevenler için ideal bir durak.

Ribeauvillé: Üzüm bağlarıyla çevrili, üç kalenin gölgesinde kurulmuş canlı bir kasaba. Kaysersberg ve Riquewihr ile aynı güzergâhta yer alıyor; ancak zamanımız sınırlı olduğu için biz sadece ilk iki kasabayı gezebildik. Zaten bir noktadan sonra köyler benzer bir atmosfere bürünmeye başlıyor.
Bunların yanı sıra, Eguisheim Colmar’ın biraz daha güneyinde yer alan, döngüsel sokak yapısıyla oldukça fotojenik bir köy.
Turckheim, Munster ve Obernai ise bölgede vaktiniz varsa rotaya ekleyebileceğiniz diğer keyifli duraklar arasında.



Bir yorum
Semra
Muhteşem. Çok yararlı bilgiler. Teşekkürler Buse hanım ❤️