Seyahat,  Türkiye

Kars Gezi Notları

Son yıllarda özellikle kış aylarında popülerliği artan Kars, Türkiye’nin en doğusunda yer alan; yaklaşık 40 yıl süren Rus hâkimiyetinin etkisiyle Rus mimarisi ve Kafkas kültürünün izlerini taşıyan, kendine has bir şehir. Geniş caddeleri, tek ya da iki katlı taş yapıları ve sakin şehir yaşamıyla tipik Anadolu şehirlerinden ayrılıyor.

Rus kültürünün izlerinin şehir merkezinde güçlü şekilde hissedildiği Kars, aynı zamanda Anadolu’daki ilk Türk yerleşim merkezlerinden biri. 11. yüzyıldan itibaren Selçukluların hâkimiyetine giren Kars ve çevresi, özellikle Ani Antik Kenti üzerinden Türk mimarisinin erken örneklerine ev sahipliği yapmış. Ardından İlhanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlılar tarafından yönetilen şehir, tarih boyunca stratejik bir sınır kenti olarak önemini korumuş. Ayrıca bulunduğu coğrafya nedeniyle sert bir iklime sahip olan Kars, bu şartların da etkisiyle ağırbaşlı ve sakin bir karaktere sahip.

Biz Kars’ın bu kendine özgü havasını gerçekten çok sevdik. Farklı kültürlerin izlerini bir arada barındıran mimarisi, ağırbaşlı şehir yaşamı ve sert iklimine rağmen sıcak bir karaktere sahip olması, Kars’ı bizim için unutulmaz kıldı. Buradan ayrılırken, ülkemizin ne kadar zengin ve farklı kültürleri bir arada barındırdığını bir kez daha hissederek, Kars’ı zihnimizde özel bir yere koyduk.

Kars’a Ne Zaman Gidilir?

Kars’a yılın her döneminde gidilebilir; ancak biz şehrin kış halini özellikle çok sevdik. Soğuk hava ilk başta göz korkutucu olsa da, şehir merkezindeki Rus mimarisine sahip taş binalar kış atmosferiyle birleşince kendinizi bambaşka bir yerde gibi hissediyorsunuz. Kar manzaraları eşliğinde çevre rotaları gezmek ise ayrı bir keyif. Ani Harabeleri’ni karlar altında görmek, tarihi yapıları çok daha çarpıcı hale getiriyor. Çıldır Gölü’nün tamamen donmuş halinde; gölün üzerinde yürümek ve çevresinde vakit geçirmek başlı başına apayrı bir deneyim. Sarıkamış tarafında ise kayak yapmak ya da sadece karla kaplı doğanın tadını çıkarmak mümkün. Yol boyunca karşılaşılan kar manzaraları da cabası…

Tabii kışın Kars’a geliyorsanız hazırlıklı olmak şart. Soğuk gerçekten sert olabiliyor; eldiven, bere, atkı, kalın mont ve içlik almayı ihmal etmeyin.

Kars’a Ulaşım

Yazının önceki bölümünde de bahsettiğimiz gibi Kars, Türkiye’nin diğer ucunda yer alıyor. Bu nedenle ulaşım için en pratik ve hızlı seçenek uçak. Bir diğer alternatif ise son yıllarda oldukça popüler hale gelen Doğu Ekspresi ile Kars’a yolculuk. Yolculuğun kendisini de deneyimin bir parçası olarak görmek isteyenler için Ankara’dan kalkan bu tren hattı oldukça güzel bir seçenek. Biz dönüş yolunda mini bir Doğu Ekspresi yolculuğu yaptık; gezinin bu kısmıyla ilgili detayları Doğu Ekspresi ile Yolculuk yazısında bulabilirsiniz.

Biz Kars’a İzmir’den direkt uçakla gittik. Normal şartlarda yaklaşık 2 saat sürmesi gereken uçuşumuz, kötü hava koşulları nedeniyle biraz maceralı geçti. Uçağımız Kars Havalimanı’na iniş yapamayınca bir süre havada tur attıktan sonra Trabzon Havalimanı’na inmek zorunda kaldık. Burada yapılan yakıt ikmalinin ardından tekrar havalandık ve neyse ki bu kez sorunsuz şekilde Kars Havalimanı’na iniş yapabildik. Bu nedenle özellikle kış aylarında seyahat ediyorsanız, hava şartlarından kaynaklanabilecek gecikme ve aksaklıkları hesaba katmak ve soğukkanlı kalmakta fayda var.

Kars’ta şehir içi ulaşıma gelince; şehir içinde toplu taşıma seçenekleri oldukça sınırlı. Bu yüzden havalimanından otele ulaşım, şehir merkezi ve Ani harabeleri, Çıldır Gölü gibi çevredeki yerleri gezmek için araba kiralamak daha konforlu olacaktır.

Kars’ta Konaklama

Kars çok büyük bir şehir olmadığı için konaklama seçenekleri de sınırlı. Bölgenin en bilinen konaklama adresleri arasında, Rus mimarisiyle dikkat çeken ve şehir merkezinde yer alan Cheltikov Hotel ile merkeze biraz daha uzak konumdaki Katerina Sarayı öne çıkıyor. Biz üç günlük Kars gezimiz boyunca Karspark Otel’de konakladık ve genel olarak memnun kaldık. Büyük bir otel olması sayesinde ısınma konusunda sorun yaşamadık; kahvaltısı da beklentiyi karşılayacak düzeydeydi. 

Kars’ı hem şehir merkezi hem de çevresiyle birlikte gezmek için üç günlük bir planlama yeterli oluyor. Akşamları ise güneş battıktan sonra hava ciddi şekilde soğuduğu için dışarıda yapılacak çok fazla bir şey kalmadığını da göz önünde bulundurmakta fayda var.

Kars’ta Gezilecek Yerler

On İki Havariler Kilisesi

Kars’ta hep rus mimarisinin olduğunu vurguladık ancak şehirde tabiki Selçuklu ve Türk mimarsinin izlerine de rastlamak mümkün. Şehir merkezinde yer alan On İki Havariler Kilisesi, şehrin en bilinen tarihi yapılarından biri. Kesme taş işçiliği ve dairesel planıyla dikkat çeken yapı, farklı dönemlerde kilise ve cami olarak kullanılmış. Günümüzde ise cami olarak kullanılıyor.

Kars Kalesi

Şehre hâkim bir noktada yer alan Kars Kalesi, Kars manzarasını en iyi görebileceğiniz yerlerden biri. Kalenin günümüze ulaşan hali Osmanlı dönemine ait ancak, uzun yıllar boyunca farklı medeniyetler tarafından kullanılmış. 

Hasan Harakani Türbesi

Hasan Harakani Türbesi, 11. yüzyılda yaşamış büyük mutasavvıf Ebu’l Hasan Harakani’ye ait. Harakani, aynı zamanda Anadolu’nun türkleşme sürecinde önemli bir figür olmuş. Kars’ın tarihi meydanında yer alan türbe hem tarihi hem de kültürel açıdan Kars’ın en anlamlı ziyaret noktalarından birisi.

Mazlum Ağa Hamamı

Kars şehir merkezinde yer alan Mazlum Ağa Hamamı, Selçuklu mimarisinin izlerini taşıyan önemli yapılardan bir diğeri. Günümüzde aktif olarak kullanılmıyor ancak, şehrin çok katmanlı tarihini yansıtan yapılardan birisi.

Katerina Sarayı

Şehir merkezinin dışında, Kars Çayı’nın kıyısında konumlanan Katerina Sarayı, Rus döneminden günümüze kalan en ikonik yapılardan biri. Günümüzde otel olarak kullanılan yapı, mimarisi ve konumuyla Kars’ta farklı bir konaklama deneyimi yaşamak ya da kısa bir ziyaret  için tercih edilebilecek özel adreslerden biri.

Katerina Sarayı’nın çevresinde gezilecek birkaç küçük ama anlamlı durak daha bulunuyor. Bunlardan biri, Namık Kemal’in bir dönem kaldığı Namık Kemal Evi; diğeri ise sarayın yakınında yer alan Taş Köprü.

Defterdarlık Binası

Tarihi bölgeden uzaklaşıp şehir merkezine yöneldiğinizde ise Rus mimarisinin birçok güzel örneğiyle karşılaşıyorsunuz. Bunlardan biri olan Defterdarlık Binası, simetrik cephe düzeni ve özenli taş işçiliğiyle dikkat çekiyor ve günümüzde hizmet veriyor.

Cheltikov Hotel

Kars’ın simge yapılarından biri olan Cheltikov Hotel, Rus mimarisinin şehirdeki en bilinen örneklerinden. Günümüzde otel olarak hizmet veren yapı, hem mimarisi hem de merkezi konumuyla Kars gezilerinde tercih edilen popüler konaklama noktalarından.

Ticaret ve Sanayi Odası Binası

Şehir merkezinde yer alan Ticaret ve Sanayi Odası Binası, Rus döneminin sivil mimarisini yansıtan yapılardan biri.

Tuncay Güvensoy Evi

Rus döneminden kalan başka bir mimari örneği.

Bu bölgede yürüyerek gezerken, Kars’ın mimari dokusunu yansıtan daha birçok güzel binayla karşılaşmak mümkün. Kars İl Sağlık Müdürlüğü, Valilik Binası, Kafkas Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Binası, İsmet Paşa İlköğretim Okulu ve eski Rus Konsolosluğu bu yapılardan sadece birkaçı.

Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi

Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi, Birinci Dünya Savaşı döneminde bölgede yaşananları anlatan önemli bir müze. Müzenin içerisinde döneme ait askeri objeler, belgeler ve canlandırmalar yer alıyor.

Kars Müzesi

Kars Müzesi’nde çevredeki arkeolojik kalıntılar ve etnografik eserler yer alıyor.

Kars Peynir Müzesi

Şehrin yerel kültürünü daha yakından tanımak isteyenler için bir diğer durak da Kars Peynir Müzesi olabilir. Bölgenin hayvancılığa dayalı yaşam biçimini ve Kars kaşarı ile gravyer başta olmak üzere yöresel peynirlerin üretim süreçleriyle ilgili detaylı bilgi bulabilirsiniz.

Kars Çevresinde Gezilecek Yerler

Ani Harabeleri

Ani Harabeleri, Kars gezisinin en çarpıcı ve en etkileyici duraklarından biri. Arpaçay Nehri’nin bugün Türkiye ile Ermenistan arasında doğal bir sınır oluşturduğu noktada yer alan Ani, binlerce yıllık geçmişiyle tarih boyunca önemli bir yerleşim merkezi olmuş. Orta Çağ’da İpek Yolu üzerinde bulunması sayesinde ticaretin canlandığı, bu nedenle de hızla gelişen şehir, bir dönem “1001 Kiliseli Şehir” olarak anılacak kadar zengin bir mimari dokuya sahipmiş. Bugün ise kırmızı ve siyah tüf taşlarıyla inşa edilen bu yapılardan geriye ne yazık ki sadece kalıntılar kalmış durumda. Yine de konumu ve mimarisiyle oldukça etkileyici bir yer.

Ani Harabeleri’ni gezmek için giriş bileti almanız gerekiyor. Biletinizi, antik kentin yakınındaki otopark alanında bulunan gişelerden temin edebilirsiniz. Bileti aldıktan sonra, yüksek taş surların arasından yürüyerek ana giriş kapısı olan Aslanlı Kapı’ya ulaşıyorsunuz. Bu kapıdan içeri adım attığınız anda sizi geniş bir ova karşılıyor. Ani, oldukça büyük bir alana yayılmış durumda. Bu nedenle gezi sırasında rahat ayakkabılar giymek ve keşif için yeterli zaman ayırmanız önemli.

Ani, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. Ermeni Bagratuni Krallığı döneminde altın çağını yaşayan şehir, daha sonra Bizans, Selçuklu ve Osmanlı hâkimiyetine girmiş. Bu çok katmanlı tarih, mimariye de net şekilde yansımış. Kiliseler, camiler, surlar, hamamlar ve sivil yapılar bir arada bulunuyor. Özellikle Tigran Honents Kilisesi, Ebul Menuçehr Camii (Anadolu’daki ilk Türk camilerinden biri), Ani Katedrali ve Abughamrents Kilisesi en iyi korunmuş yapılardan. 

Açık arazide, ovaya hâkim bir konumda yer alan Ani, aşağıda uzanan Arpaçay Kanyonu ile nefes kesici bir manzaraya sahip. Bu manzara, Ani’nin ne kadar stratejik bir noktaya kurulduğunu da göstermiş oluyor.

Ani Harabeleri’nin en iyi korunmuş yapılarından biri olan Tigran Honents Kilisesi, 13. yüzyılda inşa edilmiş. Özellikle iç mekânındaki freskleriyle dikkat çeken kilise, Ani’nin sanatsal ve dini zenginliğini yansıtan önemli yapılardan biri.

Ebul Menuçehr Camii, Anadolu’daki ilk Türk camisi olarak kabul ediliyor. Selçuklu döneminde, 11. yüzyılda inşa edilen yapı, Ani’nin Türk kimliğinin en önemli simgelerinden biri.

Ani Katedrali (Büyük Katedral) ise antik kentin en görkemli yapılarından biri. 10. yüzyılın sonlarında inşa edilen katedral, dönemin mimari anlayışını yansıtan yüksek kemerleri ve geniş iç mekânıyla öne çıkıyor. Bir dönem kilise olarak kullanılan yapı, Selçuklu hâkimiyetiyle birlikte camiye çevrilmiş. 

Abughamrents (Aziz Gregor) Kilisesi yuvarlak planlı mimarisi ve yalnız başına ayakta duran siluetiyle Ani Harabeleri’nin adeta sembolü haline gelmiş ve en çok fotoğraflanan noktalardan biri.

Ani Harabeleri, sadece tarihi yapıları görmekten öte; aynı zamanda Anadolu’nun farklı dönemlerini, kültürlerini ve inançlarını aynı coğrafyada bir arada hissedebileceğiniz çok özel bir yer. Kars’a gelmişken mutlaka zaman ayırıp gezilmesi gereken, gezdikten sonra uzun süre etkisi geçmeyen duraklardan biri.

Çıldır Gölü

Çıldır Gölü, Kars gezisi rotalarının en bilinen duraklarından biri olsa da aslında Ardahan il sınırları içerisinde yer alıyor. Gölün en popüler olduğu dönem ise şüphesiz kış ayları. Kışın tamamen donan Çıldır Gölü, uçsuz bucaksız beyaz ve mavinin hâkim olduğu düz bir manzara sunuyor.

Donmuş gölün üzerinde yürümek, atlı kızak gibi çeşitli aktiviteler yapmak mümkün. Göl kenarında birkaç restoran bulunuyor ve buralarda genellikle ızgara çeşitleri servis ediliyor; sazan ise en yaygın tercih edilen balıklar arasında. Biz Arpaçay Kütük Evi’nin olduğu noktadan göl çevresine inip yemeğimizi burada yemiştik; ancak güncel bilgilere göre bu işletmenin artık kapalı olduğu söyleniyor. Yine de gölün farklı noktalarına giderek donmuş göl manzarasının tadını çıkarabilirsiniz.

Boğatepe Köyü

Boğatepe, Kars’ın peynir üretimiyle öne çıkan; havası tertemiz, doğası bakir ve oldukça sakin bir köyü. Yüksek rakımı ve temiz havası sayesinde burada üretilen süt, dolayısıyla süt ürünleri de oldukça kaliteli. Bölgenin verimli meraları, Kars kaşarı ve gravyer gibi peynirlerin lezzetinde önemli bir rol oynuyor.

Köyde küçük ölçekli üretim alanlarının yanı sıra bir de peynir müzesi bulunuyor. Burada Kars gravyeri başta olmak üzere bölgeye özgü peynirlerin üretim süreçlerini yakından görmek, kullanılan yöntemler hakkında bilgi almak mümkün. Boğatepe, Kars gezisinde hem yöresel üretimi tanımak hem de şehirden uzaklaşıp sakin bir köy atmosferi yaşamak isteyenler için keyifli ve tamamlayıcı bir durak.

Sarıkamış Kayak Merkezi

Sarıkamış Kayak Merkezi, hem kayak yapmak isteyenler hem de kar manzaralarının tadını çıkarmak isteyenler için, kalabalık kayak merkezlerine kıyasla daha sakin bir yer.

Ancak Sarıkamış, bugün bir kayak merkezi olarak öne çıkmasının çok ötesinde; Birinci Dünya Savaşı sırasında sert kış koşulları ve yetersiz teçhizat nedeniyle binlerce Mehmetçiğimizin donarak şehit olduğu, Türk tarihinin en elem olaylarından birine ev sahipliği yapıyor. 

Kars’ta Yeme İçme Önerileri

Kars, gezilecek yerleri kadar mutfağıyla da akılda kalan şehirlerden biri. Sert iklimi ve hayvancılığa dayalı yaşam biçimi sebebiyle mutfak genel olarak kalorisi yüksek ve doyurucu yemeklerden oluşuyor. Kars mutfağı denince akla ilk gelen lezzetlerden biri hiç şüphesiz kaz eti. Bunun yanı sıra hengel (Kars mantısı), evelik çorbası, piti ve ayran aşı gibi yöresel yemekler de denenmesi gereken tatlar arasında. 

Kars Kaz Evi, bu yöresel lezzeti denemek için en bilinen adreslerden. Fırında ya da haşlanarak hazırlanan kaz eti, yanında bulgur pilavı ve yöresel garnitürlerle servis ediliyor. Özellikle kış aylarında yoğunluk olabildiğinden gitmeden önce rezervasyon yapmak gerekebilir.

Şehir merkezinde yer alan Pushkin Kafe & Restaurant, hem yemek yemek hem de kısa bir mola vermek için tercih edilebilecek keyifli mekânlardan. Menüsünde yöresel lezzetlerin yanı sıra daha klasik seçenekler de bulunuyor. Gezi arasında sıcak birşeyler içmek veya akşam yemeği için rahat bir ortam arayanlar için uygun.

Kars’tan bahsedip de kaşar peynirinden bahsetmemek olmaz. Özellikle Kars kaşarı ve gravyer peyniri, bölgenin en bilinen ürünleri arasında yer alıyor. Bu peynirlerden satın almak için şehrin içindeki Boğatepe Köyü Mandırası’ndan alışverişlerinizi yapabilirsiniz.

Kısacası Kars, sadece gezilecek yerleriyle değil, mutfağıyla da keşfedilmeyi hak eden bir şehir. Yöresel tatları denemeden ve peynirlerini almadan dönmemek, Kars gezisinin olmazsa olmazlarından.

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir